Şiir

Ayşe Baran, En son iki şiiriyle

YALNIZLIK

Kalbim karanlığından, ışınlanmış gibi bir hızla fırladı. Kollarımda minik bir serçenin kanatları. Uçuyorum semalara doğru. Kulaklarımdaki şarkı, kuş cıvıltıları değil elbette, kalbimin gümbür gümbür çığlıkları. Gökyüzünde süzülürken ben, duyduğum melodinin notaları ayak izlerimde. Saçlarımdaki bukle bukle sevinç çiçekleri. Pırıl pırıl, ışıl ışıl varlığım. Tüy gibi hafif, mutlu, huzurlu ve özgür. Kapatıyorum gözlerimi sadece kendimi izliyorum. Öyle bir keyif ki… Doya doya tadını çıkarıyorum. 

Tabi hiç aklıma gelmiyor ki biteceği. Ben böyle en zirvesindeyken mavi gökyüzünün; sıcacık nefesim kalbimden, midemden, tırnaklarıma kadar tüm hücrelerimi sarmalıyorken. Boşluğa yuvarlanmak beni şaşırtıyor. Algılarım durmuş. Yüreğimdeki yıldızın parıldaması mahzunlaşıp sönüyor. Kalbimdeki ışığı sönmüş yıldızım dumanlı. Gri dumanlardaki kor yıldızım yüreğimden kayıp ellerime düşüyor. Ellerim korun ateşine dayanamayınca kayan yıldızım suya akıyor. Su yağmur olmuş, üzerime sıçrıyor aniden. Yağmurun minik damları tüm vücudumu kaplıyor. Kuru tek bir hücrem kalmadan sırılsıklam ıslanıyorum. Damlalar tüm perdelerimi aralamış. Sırlarım çırılçıplak ortada şimdi. Üşüyüp, titremelerim isimsiz bir sokak kedisi gibi çapaklı. Kulaklarım uyuşmuş hiçbir ses duymuyor.

Kanatları kopmuş kollarım dizlerime kadar sarkmış.

Kalbime nereden geldiği çok net bir tokat bu.

Yalnızlık!

Yalnızlığım.

Temmuz 2015

Hayatı  sorgulamak

Yine akşam diyorum.

Zaten hep akşam.

Saat şaşkınlığın ortası.

Ruhum yaşlı, tecrübelerim genç.

Hiç bilmiyorum ömrümden daha kaç insan ölüsü geçecek.

Bedenim yorgun, aklım durgun yine, kalbim kırık.

Tek parça gibi görünen vücudum pelteleşmiş.

Neredeyim; hangi lüks binanın penceresi burası, içtiğim şarabın markası…

İnsan kaybettikçe hiçbir ederi yok.

Yine mi diyorum bir ada kenarı.

Bu defa da deniz misk-i amber kokusu.

Yine martılar kanat açmış; hem denizin mavisine hem gökyüzüne.

İmreniyorum, özeniyorum.

Bu defa uçabilirim, diyorum.

Sanki bir iki kanat çırpış, biraz boyumun yükselmesi.

Uçacağım, uçuyorum sanki.

Sonra yine gerçeklik, bir rüyadan uyanış

Güneş şahane, o yakıcı sıcağıyla balkonumun tam üstünde.

Düşlerde kendinden geçmiş, uyuşmuşum; bedenimde yanık ve acı izleri.

Bir elimde şarap kadehim, diğerinde külü dökülmüş izmarit.

Oysa martılara karışmak, maviliklere uçmak istemiştim.

Şimdi yine yeni hayaller, yeni kırgınlıklar, yüzümde bir tokat gibi patlayan hayatın o acımasız gerçekliği. “ben nerde yanlış yaptım” şarkısı takılıyor dilime ve sorular büyüyor ardı sıra. Beni dört koldan kuşatan hüznün sarsıcı kollarına bırakıyorum kendimi.

Peki değişen ne var geçmişten yana?

Bir tutam yalnızlıktan başka

Kabuğu sıyrılmış birkaç eski yaranın kanayışı bir de..

-Hey hayat, seni sorgulamaktan korkmuyorum…

Ayşe Baran/ 02.06.2015

***

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın