Deneme

Davut KÖKSOY, Yeni Bir Yazar, Yeni Bir Yazı

Bilim Dünyasından Bir Şair: Server Tanilli

     Server Tanilli denilince okuyan kişilerin aklına hemen bir bilim insanı gelir. Halbuki Server Tanilli sanatın hemen her alanıyla ilgilenmiş bir bilim insanıydı. Onun şiir yazdığını bilen -sanırım- ender kişilerden biriyim.

12 Nisan 1976 da yazışmakta olduğum Akşit Göktürk’le buluşmak üzere Emirgan’da bir kahvehanede buluştuk. İngilizce Bölümünde öğrenciyken çeviri konusunda Akşit Hoca ile yazışırdık. İstanbul’a görevli gittiğimde kendisiyle buluşmaya karar verdik ve buluştuk.

     Akşit Hoca bana, Server Tanilli adını duyup duymadığımı sordu. Ben de çantamda bulunan “Uygarlık Tarihi” kitabını göstererek, isim olarak tanıdığımı ve çok iyi bir öğretmen olduğunu bildiğimi söyledim. Akşit Hoca saatine bakarak 10 dakikaya kadar burada olacak, yüz yüze de tanışacaksın dedi. Tam 10 dakika sonra Server Tanilli geldi ve böylece kendisiyle tanışmış oldum. Akşit Hoca’nın isteği üzerine güzel bir şiir okudu. Şiirin kime ait olduğunu sorduğumda kendisine ait olduğunu belirtti. Çok hoşuma gitmişti. Yazılı olarak almak istedim ama prensibim değil diye vermedi. Ama elimde bulunan “Uygarlık Tarihi” kitabını imzaladı. “Uygar bir dünyada ve güzel günlerde yaşamak dileğiyle sevgili Davut Köksoy’a… 12 Nisan 1976 İstanbul.” diye imzalamıştı kitabımı.

     Tam iki yıl sonra yine bir nisan gününde, 7 Nisan 1978’de karanlık güçlerin kurşunlarına hedef oldu ve yaşamının kalan kısmını ne yazık ki felçli olarak yaşadı. Ama boş durmadı. Onlarca kitap yazdı, üretti bu aşamada.

Kendisiyle 30 yıl sonra son kez karşılaştım. Alkım kitabevinde düzenlenen imza gününde -ekteki fotoğraf o gün çekildi- karşılaştık. Tüm kitapları vardı bende. Ama o gün yanımda hiçbir kitabı yoktu. Kasadan “Türkiye’de Aydınlanma Hareketi” kitabını alarak imzalattım.”Yıllar sonra Davut Köksoy’a aydınlanma yolunda beraber… Ankara 16.10.2006” diye imzaladı bu kez.

Bu karşılaşmamız yüzyüze son görüşmemiz oldu. Benim özel okullarda çalışmam nedeniyle Ankara’dan ayrılamam, Tanilli’nin İstanbul’da olması nedeniyle uzun süre görüşemedik.29 Kasım 2011 yılında aramızdan ayrıldı. Işıklar içinde uyu sevgili Tanilli. Kitapların bizi aydınlatmaya devam ediyor.

     Server Tanilli vurulduktan sonra omuriliğinde kalan kurşun nedeniyle birçok ameliyat geçirdi. Çeşitli ülkelerde  geçirdiği bu ameliyatlarda düzelemedi ve yaşamının kalan 33 yılını sandalyeye bağlı olarak ama hep umutla geçirdi.

Öner Yağcı öğretmenim Tanilli’yi anlattığı kitabının 62. sayfasında onu “İnsana ve Aydınlığa Gülümseyen Devrimci Bilge” olarak tanıtır. Yine aynı kitabın 143. saayfasında Nihat Behram “Dört Dörtlük İnsan İçin 4 Dörtlük” şiirinin üçüncü dörtlüğünde “…Dediler ki, ‘Dikkat et, düşman binbir maskesiyle ürüdü/Döneklik ardı sıra ihaneti sürüdü’/Dedim ki ‘Dikkat ettim, en karanlık günlerde bile/Server Hoca ön saflarda mavzer gibi yürüdü.” diyerek onu selamlıyor.

Adı geçen kitabın en başında sevgili öğretmenim Adnan Binyazar Tanilli için “… O, bir uygarlık işçisidir. Sevecen, uygar ve ‘insan’dır”.demektedir.

     “Mutlaka Bir Gün” adlı şiirinde Tanilli : “Günler büyük acılarla geçiyor/Ama büyük umutlarla da,/…Herkese ilan ederim ki ayaklarımı bir savaşta kaybettim/Yine bir savaşta kazanacağım,/Ve mutlaka, ama mutlaka bir gün/Karanlığın ve zulmün/sığındığı son kaleyi fethe giden/Kitlelerin içinde olacağım…..” diyerek duygularını mısralara döker.

     Biraz önce Tanilli’nin çeşitli ülkelerde ameliyatlar geçirdiğini belirtmiştim. Bu ameliyatlardan biri için Leningrad’a gider. Burada aynı hastanede yatan Natalya adlı bir hastayla tanışır. Natalya ünlü bir piyanisttir. Ama geçirdiği bir kaza sonucu artık piyano çalamaz durumdadır. Kendisiyle konuşmalardan sonra aşağıdaki şiiri yazar Tanilli.

Şiir Öner öğretmenimin kitabının 162. Sayfasında Ali Özenç Çağlar’ın anısında paylaşılmıştır. Buradan Ali Özenç Çağlar’a, paylaşıma izin verdiği için teşekkür ediyorum.

     Aramızdan ayrılışının 10. Yılında bu büyük bilim insanını saygı ve özlemle anıyorum.

İNAN NATALYA

Demek ki senin o narin parmakların

Chopen’i çalardı öyle mi?

Beyaz gecelerinde Leningrad’ın,

Kimbilir,

Ne kadar da gezinirdin tuşlarda

            “Noktürn”ü dile getirirken!

Ama gel gör ki,

Bugün,

Böyle bu kadar erken,

       Böyle hayatın baharında,

         Böyle baştan aşağı mefluç,

              Böyle “esiri firaş”

Ah! Acımamak mümkün mü sana Natalya,

             Mümkün mü kahretmemek?

Ve gel de inan Tanrı’ya,

         Nasıl inanırsın ki?

Hayatın böyle cilveleri var Natalya

           Böyle cilveleri var.

Hiç ummadığın bir anda

Bakıyorsun,

Bir rüzgar, bir rüzgar, bir rüzgar;

Ve arkasından,

Ne ki bakıp büyütmüşsün bahçende,

          Her şey yerle bir tarümar.

Hayatın böyle cilveleri var Natalya,

                Böyle cilveleri var.

Ama inanıyorum ki, bir gün

              Öylesine inanıyorum ki hem de…

Senin o duygulu parmakların,

Beyaz gecelerinde Leningrad’ın

              Gene tuşlarda gezinecek.

İnanıyorum Natalya, inan sen de;

Gelecek,

Sana ve bana,

Bak, ne güzel günler getirecek,

Getirecek Natalya, getirecek…

Server TANİLLİ

Leningrad/Sestrorestek/Hospital

BU YAZILARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın