Edebiyat

Hayati Baki-Deneme: Eleştiri Halleri

Eleştirinin hâlleri

Eleştiri, önünde sonunda bir ölçme ve bu ölçmeye dayalı değerlendirme hâlidir; böyle olunca da, tartışmaya, tartmaya, yeniden ölçme ve değerlendirmeye açıktır. kimin ve neyin eleştirildiği; kim tarafından ve nasıl eleştirildiği; hangi amaçla ve kime karşı eleştirildiği; hangi koşullarda ve ortamlarda bu edimin yapıldığı;…gibi unsurlar önem kazanıyor. imdi, beş şiir türü: somut şiir; imgeci şiir; anarşist şiir; klasik şiir; toplumsalcı şiir; beş eleştiri çeşidi: dışavurumcu eleştiri; öncü eleştiri; pozitivist eleştiri; kompozisyoncu eleştiri; dogmatik eleştiri; ve, beş eleştirmen öznesi: dilbilimci eleştirmen, romantik eleştirmen; akademik eleştirmen; maaşlı eleştirmen; jdanovcu eleştirmen bağlamında eleştiri hâlini/hâllerini gözden geçirelim: burada, ölçme-değerlendirmenin kendine özgü kriterlerini bilgiden ve bilimden kaçırdığımızda, eleştirinin, yeniden eleştirinin kıstaslarını kaçırmış oluruz: varoluşçu bir eleştiri, varoluşçu yöntembilimle; marxist eleştiri, marxist ilkelerle; felsefî eleştiri, felsefî donanımla yapılır; soyut bir şiire, jdanovcu şablonla; doğacı eleştiri, güdümlü gözlükle; anarşist eleştiriye, geleneksel bakışla yaklaşamaz ve doğallıkla eleştiri yapamazsınız.

özne ve nesne: eleştiren ve eleştirilen, daha önceden yapılan, edilen, yaratılan, üretilen bir ön nesne üzerinde kurulur ve elbette, bu ön nesnenin de bir asal öznesi vardır; asal özne, dil, bilgi, bilinç, bilim, birikim, donanım, kültür, algı yetisi, duyunç, ölçme-değerlendirme yetkinliği, yöntembilim,… gibi yükümlülük, sorumluluk, isteyen içselliği kendinde barındırmalıdır/var etmelidir. eleştirmense, yaratıcı özneye ve üretilen nesneye karşı önyargılarla değil, etik ve estetik kaygılarla, değerlerle eğilmek sorumluluğunda olmalıdır. eleştirinin eleştirisindeyse, iki kat bir yükümlülük vardır; çünkü, bütün bunların üzerinde hüküm veren bir üçüncü öznedir eleştiri yapan özne; oysa, bu, böyle işlemiyor. aklın kovulduğu, inancın egemen olduğu yerde, eleştiri yokluğundan söz edilir: inanç toplumlarında, feodal yapılanmalarda, totaliter modellerde özgürlükler, özerk hareketler bağımsız düşünce üretimleri olamaz. bundan, şu çıkıyor ortaya: baskı ve otorite, eleştiriye olanak tanımaz. barbarların ve vandalların sanatla, edebiyatla, felsefeyle,… ilişkileri olmadığından ne eleştirmenden ne eleştiriden yaralanır: kusurcu eleştiri, yargılayıcı eleştiri, yıkıcı eleştiri, tek boyutlu insan yetiştirmede, eleştirmen yaratmakla ustalaşır böylelikle.

[genellikle:]

eleştiri ve ikincil elden eleştiri, bilimsellikten uzakta işliyor/işletiliyor. ustan korkuluyor; bilinçten ürkülüyor; özgürlük ve demokrasi kurumlaşamıyor. söz ve bügü [büyü]. lâf ve simya, eleştirinin yerini alıyor.

hayati baki kül eleştiri, sayı: 55, aralık 2004.

***

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın