Öykü

Köfteci Ramis ve Ahmet Zogo / Öykü / Ali Özenç Çağlar

Çocuk çok kızmış salya sümük ağlayarak lokantanın mutfak kısmına koşuyordu. Ahmet usta ise akşamdan kalma kirli tencereleri yıkamaya çalışıyordu. Oğlunu görünce gülmeye başladı. Çünkü onun yine komşusu Ramiz ile takıştığını biliyordu. Halbuki kaç kez: “Yahu Ramiz bırak benim şu oğlanı takılma artık.” Dediği halde, Köfteci Ramiz o şakacı huyundan bir türlü vazgeçmiyordu.

Ahmet usta oğluna seslendi:

-Hayrola Vedat ne oldu gene?
-Baba söylesene Ramiz amcaya bana öyle demesin!
-Ne diyor oğlum?
-Ne diyecek milletin içinde “Sen sünnetsizsin seni birkere daha kestirmek lazım.” Diyor. Baba ben sünnet olmadım mı?
-Oğlum sen aldırma ona o ihtiyarladı artık hatırlamıyor zavallı.
-Nasıl hatırlamaz olur baba, anamın keşkek kardığı o koca kazanı sünnette bize hediye etmedi mi? Hatta benim kafama tutut: “Bak velet eğer sünnetçinin önünde ağlasan seni şu kazanın altına kapatırım haberin olsun!” dememiş miydi?
-Tamam oğlum dedi de, unutmuş ne yapalım şimdi?
-Yav sen de hep Ramiz Amcadan yanasın be baba.

Lokantada servis yapan aşçı yamağı Gıcı Hasan mutfak penceresinden başını uzatıp seslendi:

-Zogo bir kuru, bir pilav dolduruver.
-Tamam tamam. Sen bana önce yandan bir gelincik sigarası al! Bu velet bende kafa bırakmadı baksana.
-Ne oldu usta?

-Ramiz gene takılmış benim Vedat’ıma. Neymiş, güya benim aslanım sünnetsizmiş. Yaşlı bunak…

Gıcı Hasan kurnaz kurnaz gülerek Zogo Ahmet’e doğru konuştu:

-Usta be sen Ramiz amcadan biraz büyüksün galiba? Öyle değil mi?
-Git işine eşek soyu. diyerek tersledi Piç Yusuf’u. Çünkü Yusuf’un işi nereye vardırmak istediğini biliyordu o.

Güneş iyice tepeye yükselmişti şimdi. Akhisar’ boylu boyunca ortadan bölen İstasyon caddesinin iki tarafındaki ulu çınarlar bile çöken sıcaklığı alamıyordu. Belediye’nin önündeki şadırvanın altında köylüler kaygısızca alışverişlerini yapıyor, bir köylünün eline aldığı sülük dolu iki şişeyi bir birine vurarak elindekileri satmaya çalışıyordu.

Köfteci Ramiz ellerini önündeki önlüğe silerek yanındaki yaşlıyla bir şeyler konuşuyordu. Diğer köşeden de Ahmet Zogo çıkmıştı; oğlu babasının kirli gömleğini çekiştirerek arkasında dineliyordu.

-Hadi baba söyle Ahmet Amca’ya bana bir daha öyle demesin!
-He… diye salladı başını Usta; bir yandan da Gelincik sigarasını yakmaya çalışıyordu. Çengel Hüseyin Çukur Meyhane’den çıkmış Yeni Hamam’a doğru istikametini doğrulttu. Miskin bir öğlen saatiydi çarşıya hakim olan.
-Baba, ben biliyorum sen Ramiz Amca’dan korkuyorsun. dedi çocuk.
-Eşek oğlan sus bakalım sen!

Ramiz, ustabaşını sağa çevirince Zogo ile oğlunu gördü.

-Anladım anladım siz baba oğul bana komplo pilanlıyorsunuz.
-Kes sesini bre Köftehor hep kabahat senindir.

Oğlan dayanamadı bir adım öne çıkarak seslendi:

-Ben sünnet oldum sen biliyor musun?
-İnanmam, yalan söylüyorsun.
-Ramiz sende hiç akıl yoktur bre kızanım.
-İşte bakın yalancının şahidi de yanında.
-Tövbe ya Rabbim ya Resulillâh.

Çevreyi güldüren bu şakalaşmanın ortasına Çingen Haşim Memhet Mısırcı’nın babasını çektiği arabayla giriverdi. Yaşlı adam kasıntıyla ona bakanlara selam veriyordu. Bulancalı İbrahim de oturduğu Nalıncı Halit’in dükkanı önünden doğrularak Mısırcı’nın babasına selam verdi.

Ancak Zogo’nun oğlan pes etmiyordu. Boyun damarlarını şişire şişire Köfteci Ramiz’e doğru seslendi:

-Ben sünnetliyim işte var mı bir diyeceğin; hem vallahi hem billahi sünnetliyim.
-İnanmam. Görmeden kattiyen inanman. diyordu Ramiz.
-Yahu Ramiz oğlum gösterirse inanacak mısın? Zogo kıs kıs da gülüyordu.
-Eh tabi o zaman inanırım.
-Çıkar oğlum çıkar göster de şu adamın ağzını kapatalım.

Çocuk heyecanlanmıştı ama sonunda Ramiz Amca’sını mat etmek de vardı işin içinde. Hemen indirdi donunu aşağıya.

-Bak gördün mü nasıl da sünnetliyim.
-Aaa… hakikaten de sünnetliymiş yahu. dedi Köfteci Ramiz.

Çevrede tartışmayı izleyenler başladılar gülmeye. Arasta birden o öğlen sıcağının uyuşukluğunu üzerinden atıp neşelenivermişti.

En önemlisi Zogo’nun oğlandı. Zafer kazanmış gibi gülüşlere aldırmadan babasının yanında dikiliyordu.

Çünkü artık Ramiz Amcası ona: “Sen sünnetsizsin.” diyerek kızdıramayacaktı…

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın