Şiir

Niels Hav, Danimarkalı Bir Şair

Niels Hav, Danimarka, Kopenhag’da yaşayan en güçlü şairlerden biri olarak tanınmaktadır Yazarın: ‘Biz Buradayız’ isimli kitabı birçok ülkede ses getirmiştir. 2013’te Komşu Yayınları tarafından Türkçe olarak çıkan “Kopenhag Kadınları” isimli kitabı da burada anmak isteriz… Yazarın, toplam 6 şiir kitabı ve üç öykü kitabı bulunmaktadır. Eserleri onu aşkın dile çevrilen şair, en büyük açılımı Kanada’da yapmıştır. Avrupa başta olmak üzere, Asya, Güney ve Kuzey Amerika olmak üzere pek çok ülkeyi gezmiş; Şiirleri İtalyanca, Arapça, Türkçe ve Çince’ye de çevrilmiştir. Danimarka Sanat Konseyi Şiir Ödülü olmak üzere daha, birçok ödüle de değer görülmüştür. Piyano sanatçısı Bijorkoe ile evil olan Niels Hav, halen Kopengag’da yaşamakta ve geçimini yazarlıkla sürdürmektedir. N.Hav, zekasıyla, inceliği ve ironisiyle kişisel özgürlüğü ve toplumsal vicdanıyla gözünün değdiği her şeyden bir şiir kokusu alarak, bir şiir teması duyumsar. Sadece o temayı değil, onun da ötesinde, ondaki yaşamsıllığı, canlı dokuyu da şiire dönüştürmeyi başarır.

Böyle olduğu için de çağdaşımız bu şairin şiirlerini okurken, onun gözleriyle, sanki kendisini okuyoruz…

“Yaşamın anlamı yaşamaktır.” diyen şairden yapılmış başarılı çeviriler, bizi şiirde ve yaşamda derinleştirecek bir şölene çağırıyor.”
-Ataol Behramoğlu-

***

Görev

Gece vakti çılgın teorilerle dolmuş bir beyinle
uyanmak olağanüstü bir şey değil,
bir çok insan bir canavarla yüzleşiyor. Kimi acıya katlanmak
için ilaç almak zorunda,
bir zarardan kurtulmak ya da depresyondan çıkmak için.
Onlar insan yiyen devle birlikte
yalnız ve terk edilmiş hissediyor.
Şeytan kükreyen bir aslan gibi yürüyor.

Diğerleri bunu piyasada parekende olan esrarla
yapıyor: tütün, kahve, alkol, yemek ya da
çile partilerinde. Kimisi işinde kaybolmayı başarıyor,
veya başka müthiş bir ihtirasta.
Evsiz ruhlarımıza, bedenimizi terk ettiği gün
birer demirbaş olarak hizmet etmeleri umuduyla
küçük imparatorluklar kurup
sonsuzluğa adım atıyoruz.

Herkes arkada izini bırakmak istiyor – bir teşekkür olarak
yani dünyaya adım atmamıza, onun güzelliğiyle eğlenmemize
izin verildi diye; normal derecede bir bedende normal
bir adresle sevmeye ve nefret etmeye izin verildi diye.

Görevimiz ortak tecrübelerimizi deşifre etmek;
bizi kuşatan dehşeti ve sefaleti, elbiselerimize
sarılmak ve kendi vücutlarımıza sızmak.
Neler olduğunu fark etmek ve mümkünse
şeyleri olduğu gibi söylemek.

Niels Hav – Türkçesi: Mustafa Burak Sezer

***

Şiir

Şiiri boyunduruk altına mı alırsın
-Tutuklusun!

Şiir emirlere kulak asmaz.

Şiir sessiz hücrelere gelmez.
Gecekondu semtlerinde avareliğe alışmıştır bir kere
Şiir cebinde bir tabanca
milletin çöpünü didikler durur.

Şiir yasalara ve mahkemelere elbet güvenmez
çünkü bilir adaletin kıymetini.
Şiir hemen kaynaşır yoldan geçen yaşlılarla.
Genel müdürlerin işine karışıp
en ağır suçlamaları sıralar
saygı göstermediği gibi,
kötü de kokar
(bok ve güller).

Sağanak mı yağacak, onu bekliyordur şiir
geceyi yalnızlık
ve yabanıl bir sarhoşluk içinde geçirmiştir.
Şiir havaalanlarında ve vapurların
tıklım tıkış güvertelerinde başı boş gezer.
Şiir alabildiğine politiktir
Nefret etse de politikadan.
Şiir yeri geldiğinde
bilir lafı gediğine oturtmayı.

Şiir eğlenceyi mahvedebilir her an.
Ceketini fırlatıp
dışarıda kapışmaya hazırdır.
Şiir yanıp yanıp söner sinirinden.

© Niels Hav
Çeviren: Efe Duyan – Birgül Oğuz

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın