Şiir

Ozan Sağır Gelinim / Ali Özenç Çağlar

Salına büküle akar suyu munzur’un, tarihini kazıdığı taşları aşar
şıhları şahları gömülür toprağına anadolunun; turuncu dağ gelincikleri,
gözleri zeytinkarası gelinim, dul sokaklarına çekilirken akşamların.
gizlenir korkuları, kor bedene akrepler düşer, eşilen toprağa düşer
gibi tohum. soğur aniden mevsim, kış basar kar basar gelinim.

iğreti uykularda karabasanları çoğalır, yırtılır aşkları kara bir şal gibi
mekanı hititlerin taşbaskısı harmani; yaylasında kuzu meler ah.
göç yüzünde yanık izi, tren izi sınırları örülür üreyen yalnızlığa.
niye öyle gri fırat, niye hırçın tarihine; kaç yiğide mezar olur bilinmez
gelinim. göç izine aynalarım kırılır, kıvrılır ren, tuna akar bilinmez.

hangi kampa sürüldünüz, bilekleri bukağılı palazım. gün doğmadan
acı doğar, sayrılar; bir geçici kuşatmada ‘diyarbekir kalesi ha canım’.
sen dilinle türkü söyle tarih anlar gelinim. gözleri kör sağır sultan neylesin.
tohum düşer gonca biter geceye; biz yorulan atları yine süreriz.
de ki köklerimiz ayrık otu kollarımız sarmaşık, her mevsimle çiçeklenen.

her kent seni düşer günlüğüne. sokaklarına adın yazılır sokrates’le gelinim
üç jandarma kurşunuyla silinir sevdan, fırat örter ve bir şahin vurulur
yol üstünde pusuya yatar yobaz, mescidinde kara sakal sürünür, ürür
çakal, eskiyen zamanı kemirir gibi. Ve harlayan okyanus’da gemiler
yanar gelinim. göçülen ülkeden adın silinir, yazılır, çağına tarih gelinim.

ozan sağır, imgelemi akışır gerçeğine, arar karanlık dehlizlerde özünü.
sen ki o kentleri de tükettin gelişinle, kin büyüdü sır oldu sevdan.
ne yarpuzlar ne kuşburnu aynı renk; güneşleri kurşunidir gelinim. koşar
düşlerinde cerenlerin; sabahları yüzünü nerde yıkarsın. soğurken dil
sözcüklerin kurşun döker, bir cemseyle taşınır ölülerin, yol uzar azar zaman.

-keskin yarda isyana durur bir çığlığın dokusu, cinnetin saati çalar gelinim.

mart / 98

BU YAZILARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın