Şiir

Ozanlar Üzerine Bir İnceleme/ Umut Özkan

GÖNÜL ERLERİMİZ AŞIK VEYSEL’DEN OZAN ALİ KIZILTUĞ’A

Aşık Veysel’in şu dizelerinin güzelliğine bakın, hem kişileştirdiği ve kutsadığı sazına unutamayacağı bir öğüt veriyor hem de tüm insanlığa bir ders veriyor. Veysel’in şiirinin başlığı ”sazıma”
Ben bir insanoğlu/Sen bir dut dalı
Ben baba mı /sen ustanı unutma

Koca Veysel’in bu öğüdü sazına ama kim üstüne alırsa türünden. Bu dörtlükte bin yıllık insanlık değerleri Veysel’le dile geliyor, ete kemiğe bürünüyor. Koca koca ağaç kütüklerinden kimisi gürgen kimisi dut. O güzelim ezgileri çıkaran saz, bağlamayı yapan ustana; teliyle, tezenesiyle sapıyla, perdesiyle emeğini ortaya koyanı; zımparalayan, vernikleyeni tezgahta şekil veren emektara, saygıyı ve sevgiyi unutma diyor. Bunu insanın babasına gösterdiği saygıyla eş değer tutuyor. Veysel İnsanları bir bütün olarak görmüş hep onu da şu dizelerle dile getirmiş’

‘Beni hor görme kardeşim/ Sen altınsın ben tunç muyum
Aynı vardan var olmuşuz/ Sen altınsın ben saç mıyım
Ne var ise sende bende/ Aynı varlık her bedende
Yarın mezara girende/ Sen toksun da ben aç mıyım

Gün ikindi akşam olur, gör ki başa neler neler gelir diyen büyük ozanın yaşam serüveni Sivas’ın Sivrialan köyünde başlar sonra sözlü kültürümüzün nesilden nesile; kuşaktan kuşağa aktarımımızı sağlayan yaşam pınarlarımızdan biri haline gelir Aşık Veysel.
Aşık Veysel’in Muzaffer Sarısözen öncülüğünde ilk olarak Sivas’ta düzenlenen aşıklar şöleninde dile getirdiği eserler, oradaki anlatımı sözlü kültürümüzün önemli aşamalarından biriydi. Bu şölende derledi. Sarısözen Hoca, Veysel’den ”ağ gül seni camekanda görmüşler ”adlı eseri. Dönemin Sivas Maarif Müdürü Ahmet Kutsi Tecer, anılarında biz Aşık Veysel ile bu toprakların sesi olduk” der. Geçenlerde Sivrialan’dan gelen bir dostum,Aşık Veysel’in büyük bir özenle diktiği meyve ağaçlarının kuruduğunu söyledi. Adına konferansların verildiği, çocukların koşa koşa gittiği, ozanın ”adının verildiği” okul kapanmış. Sular çekilmiş, kuşlar terki diyar etmiş. Aşık Veysel Türkiye’de yaşamış topluma büyük dersler ve öğretiler kazandırmış Bir büyük ozandır.

Veysel ile ilgili bir anı şöyle dile getirilir, bugüne kadar gelmiştir. Aşık Veysel ‘in kendisini terk etmiş ilk eşi Esme Ana köy bakkalına alış verişe gider. Bakkalda Veysel’in dönemin aşıklarından Ali İzzet Özkan ve Sivrialan’nın ileri gelenleriyle bir muhabbettedirler.Esme Ana, Veysel’i görmüş içeri girmemiş, alış verişini işaretler aracılığıyla pencereden yapmış, dönmüştür evine. Veysel Bakkal Mustafa’ya ”bari iyisinden verseydin!” Mustafa kimse gelmedi ki demiş konuyu değiştirmeye çalışmış. O zaman ”camdan alış veriş yapan” kimdi demiş Aşık Veysel .Orada bulunan orta Köylü Tatığın Oğlu Ali, Şatıroğlu, sen bizi kandırıyorsun kör değilsin nereden bildin,nereden biliyorsun… bir tartışma almış yürümüş, Veysel sonunda ”kokusundan ,kokusundan” demiş
Veysel’den yıllar sonra dünyaya gelen onunla ”yerdeş” olan Sivas’ın Mursal’ından Ozan Ali Kızıltuğ ”İki kapılı handan” göçeli iki yıl oldu. Aşık Edebiyatımızın, Aşıklık geleneğimizin büyük ustası. Usta çırak geleneğiyle büyüdü. İki bine yakın eseri TRT repertuarındadır. eserlerinin çoğunu uzun ömürler diliyorum,Yücel Paşmakçı Hocamız radyo repertuvarına almıştır.Sazının tezenesine vurduğunda Sivas’ın şirin ilçesi Divriğ canlanır gözünüzün önüne gelir. Divriğ’in görkemli dağı yama dağlarına çıkarsınız. Hep o Yama Dağlarından alacağı olduğunu sazıyla sözüyle söyledi. Bir de divriğ’in köylerinden. Çocukluğu ve gençliği Sivas’ta yoksulluk ve fakirlikle geçti. bunu eserlerinde sürekli dile getirdi. Sevdası büyüktü.”senden oldu senden oldu ” dizeleriyle sevdasını terennüm ederdi. Onun gönül treni hep kara trendi ve ” Yürekten” yol alırdı. onun tezenesine ”ben ağayım, ben paşayım diyenler kapıları hep kilitlemişlerdi. Bir köy gurbet bu kadar mı güzel anlatılırdı. Hangimiz unuturuz, ”Dam üstünde çul serer leylide yar loylu da yar yar bilmem yar kimi sever” Hangimiz unuturuz Cem Adrian’ın söylediği bir Kızıltuğ bestesi olan ”Ankara’da sen yoksun öf öf…gelemem diyorsun” peki Yıldız Tilbe’nin seslendirdiği” bir zaman ayları saydım” Hangimiz unuturuz. ”ha babam de babam” daha binlerce eseri. TRT’de yayınlanan Kutlay Doğan’ın hazırladığı belgeselde izlemiştim en son. Ali Kızıltuğ’da hakka yürüdü. Hem Kızıltuğ Hem de Aşık Veysel bizim gönül erlerimizdir. İkisi de aşıklık geleneğinin harman olduğu Sivas’tan. Yunus Emre ne güzel dile getirmiş onlar için

”ölürse ten ölür canlar ölesi değildir.”

BU YAZILARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın