Edebiyat

Portre Yazıları: Henri Micaux ve Jamecn Mc Auley/ Mehmet Bardakçı

James Mc Auley (12 Ekim 1917-15 Ekim 1976)Avustralyalı şair ve akademisyen.

Avustralyalı bir akademisyen, şair, gazeteci, edebi eleştirmen olan McAuley Anglikan kilisesinden Roma Katolikliğine önemli bir dönüş yaptı . Peter Coleman , “Avustralyalı mektuplarda hiç kimsenin modernist şiire, sol politikaya ve akılsız liberalizme bu kadar etkili bir şekilde maruz kalmamış veya alay etmediğini” düşünmektedir

McAuley, Sydney’in bir banliyösü olan Lakemba’da doğdu. Fort Street Lisesi’nde eğitim gördü ve daha sonra İngilizce, Latin ve felsefe dalında eğitim gördüğü Sydney Üniversitesi’ne katıldı. 1937’de, ilk şiirlerinin çoğunun 1941’e kadar yayınlandığı Sydney Üniversitesi’nin yıllık edebi dergisi Hermes’i hazırladı.
Hayatına Anglikan olarak başladı ve Sydney’de Holy Trinity Kilisesi Dulwich Hill’de bir zamanlar orkestra şefi ve koro şefiydi. Hıristiyan inancını daha gençken kaybetti.
1943’te McAuley, Avustralya Ordusu için milis kuvvetlerinde bir teğmen olarak görevlendirildi, Melbourne ve Canberra’da görev yaptı. Savaştan sonra aynı zamanda ikinci “manevi evi” olarak gördüğü Yeni Gine’de zaman geçirdi.
1943–44 Ern Malley aldatmacasının ardından McAuley ön plana çıktı. Diğer şair Harold Stewart’la birlikte McAuley, sözde deneysel modernist tarzda on altı saçma şiiri bir araya getirdi. Bunlar daha sonra edebi dergisi Angry Penguins(Kızgın Penguenler) , Max Harris’in genç editörüne gönderildi. Şiirler, Harris ve Avustralya’nın en ünlü edebi aldatmacası tarafından yayınlanmak için yarıştılar geçti.
1952’de, Roma (Vatikan) Katolikliğine, Yeni Gine’deki bir Katolik misyonundaki yoğun bir manevi deneyimin ardından kendi babasının terkedilmiş olduğu inancına dönüştü. Bu, Ryde’deki St Charles kilisesinde oldu. Daha sonra, Kuzey Ryde’deki Kutsal Ruh bölgesinden bir rahip olan Ted Kennedy tarafından bir rahip olan Avustralyalı müzisyen Richard Connolly’ye tanıtıldı ve iki kişi daha sonra aralarında Avustralyalı Katolik ilahinin en önemli koleksiyonu olan “Hymns” un üretilmesinde Grace (şükran, lütuf) yılında işbirliği yaptı. Connolly, Roma Katolik Kilisesi’ne yaptığı onay için McAuley’in sponsoruydu.McAuley, lisans yıllarında hem komünizm hem de anarşizmden etkilenmiş olsa da, daha sonraki yaşamı boyunca güçlü bir anti-komünist olarak kaldı. 1956’da Richard Krygier , edebi ve kültürel bir dergi olan Quadrant’ı kurdu ve 1963’e kadar editörlük yaptı. 1961’den itibaren Tazmanya Üniversitesi’nde İngilizce profesörü oldu.
Jack Carington Smith tarafından McAuley portresi 1963 Archibald ödülünü kazandı.
James McAuley, 1976’da 59 yaşındayken Hobart’ta kanserden öldü.

***

TERRA AUSTRALİS

İçindeki masallar okyanusunda yolculuk edersen
O güney anakarasını bulursun,
Quiero’nun çelebi gözlerinde tüten diyar,
Efsaneler, mitler diyarı Avustralya,
Her şeyin tasarlanan karşılığı bulunan.

Benzettiler memleketi; akasya
Duraksayan kalplere çiçektozlarını döker,
Yerindesin, saksağanlar ismini söylerler,
Ağaçlarda derebeyleri gibi öterken.

Tepelerde zamk ağacı bir Musa gibi
Vaiz eder durur ve beyaz papağan
Bir dalından sanki sancılar içinde bağırır,
Ya gurur dolu emu kuşu, neden gezer
Sabahtan akşama kadar ovanın kenarında.

Kuzeye doğru, ateş dolu vadilerde,
Güneşin bir kentaur gibi diki dikine
Öfkeli, yanılmaz oklarını yağdırdığı yerde
Meçhul sevgililerin haz dolu gömütleri durur,
Tek tek, alevlerin isimsiz kıldığı.

James Mc Auley
Çeviri : Nermin Menemencioğlu

***

Henri Michaux (24 Mart 1899-19 Ekim 1984)
Fransız şair ve yazar.

Namur doğumlu Belçika asıllı Fransız şair, yazar ve ressam.
Çocukluğu yalnızlık içinde geçen Henri Michaux, Cizvitlerin yanında gördüğü eğitimden sonra başladığı tıp öğrenimini yarıda bırakıp (1919), tayfa olarak bir gemiye girdi (1920). Lautréamont’un kitaplarını okumaya başladıktan (1922) sonra içinde büyük bir yazma isteği duydu. Belçika’dan ayrılarak Paris’e yerleşti. İlk dostları olan Franz Hcllens ve jean Paulhan tarafından ilk yapıtları yayımlandı; Fables des origines (Kökenlerin Fabli, 1923); Qui je fus (Ben Kimdim, 1927). Michaux artık Klee, Ernst ve Chirico’ nun yapıtlarını tanımıştı; karısıyla birlikte Ekvador’a (1928), Kuzey Afrika’ ya (1929), Asya’ya (1930-1931), Brezilya’ya (1939) ve Mısır’a (1947) yolculuklar yaptı. Karısı 1948’de öldü; 1956’da uyuşturucu kullandı. Yaşamının daha sonraki yıllarını yazarak ve resim yaparak geçirdi.
Michaux’nun yapıtları, tıpkı yaşamı gibi “başka yerde” olanın arayışıdır. Üç hayali yolculuk anlatısını 1948’de Ailleurs (Başka Yerde) başlığı altında toplaması da bunun bir kanıtıdır: Voyage en Grande Garabagne (Büyük Garabagne’a Yolculuk); Au pays de la magie (Büyü Ülkesinde); Ici. Poddema (Burası Poddema). Hayali olanı araştırmayı sürdürürken, insanın içindeki evreni tanımaya, dilin içinden insanın özelliklerini belirlemeye çalıştı: Yapıtlarının antolojisine Espace du dedans (İçteki Uzam) başlığını vermesiyle de benimsediği bu doğrultuyu açıkça ortaya koydu.
Michaux’nun yaklaşımı temelde sıkıntıya, başkaldırıya, reddetmeye, gerçeğe bağımlılıktan uzaklaşmaya dayanır. Biçimsel yapısı aynı zamanda şiir, anlatı, fabl, deneme ve günce olan
Mes propriétés (1929), La nuit remue (Gecede Kıpırtılar, 1931), Epreuves, exorcismes (Deneyler, Büyüler, 1945), La Vie dans les plis (Kıvrımlardaki Yaşam, 1949), Face aux verrous (Kilitlerle Karşı Karşıya, 1954) gibi kitapları mutlak bir varlığı arayışını yansıtır. Mücadeleyi, çabayı, hareketi simgeleyen şiirleri haykırmalar, sızlanmalar, mırıldanmalar, büyüleyici sözlerle doludur. Şiirlerinde biçimsel bir arayışa raslanmaz. Metinleri, bir takınaktan, bir ürküntüden, bir ritimden, bir görüntüden doğar. Michaux, üstündeki etkilerden, baskılardan kurtulmak için yazar. Resim yapmak ve yazmak onun için yaşamı sürdürme serüvenidir. Kaynağı, sıkıntının etkisi ve varolma olgusundan yoksun kalma duygusu olan Michaux’nun yapıtları sürekli kendini yenileme yönündedir. Edebiyat alanında olduğu kadar resim alanında yeni bir anlatım yolunu arayan başarılı bir ressamdır.(Ansiklopedi.biz)

*
YAŞLILIK

Akşamlar! Akşamlar! Bir tek sabah için nice akşamlar!
Dağınık odalar, dökme bedenler, kabuklar!
Bir iken bin uzanıyor yatağına kişi, kaçınılmaz bir bozulma!

Yaşlılık, gece lambası, anılar: hüznün arenaları!
Gereksiz armalar, iskelenin yavaş yavaş sökülüp atılması!
Böylece, daha şimdiden sepetliyor bizi!
İtilip kakılmış! İtilip kakılmış olarak çekip gitmek!
İnişin kurşunu, arkada sis …
Ve bilememiş olmanın soluk çizgisi.

Henri Michaux Çeviri : Tahsin Saraç

Mutsuzlukta Dinlenme

Mutsuzluk, büyük çiftçim,
Mutsuzluk, gel otur şöyle ..
Dinlen hele bir.
Dinlenelim biraz olsun, sen de ben de
Dinlen,
Gelip beni buluyor, yoklayıp sınıyorsun ve kanıtlıyorsun ki
Ben senin yıkıntınım.

Büyük tiyatrom, limanım, ocağım.
Altın mahzenim benim.
Geleceğim, gerçek anam, çevrenim.
Işığına, bolluğuna, iğrençliğine.
Salıyorum kendimi işte.

Henri Michaux
Çeviri: Tahsin Saraç

BU YAZILARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın