Deneme

Sefa Taşkın/ Eski Bergama Belediye Başkanı

Birinci Yazı:

TAŞ YERİNDE AĞIRDIR-63. UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM.

Bergama’dan Berlin’e kaçırılan/götürülen Zeus Sunağının geri istenmesi konusunda uzun yıllar ulusal bağlamda bir suskunluk olduğu açıktır. Bu götürüş yıllarca; kısmen doğru olsa da Osmanlı yönetiminin edilgenliğine; padişahların eserleri sattığına bağlanmıştır. Her yanından tarihi eser fışkıran Anadolu’da, bazı tarihi eserlere bilerek, bilemeyerek zarar verilmesi, Avrupalı emperyalist memurlarının yaptığı kaçakçılığın gerekçesi sayılmış; yerli paragözlerin yaptığı kaçakçılıkları kendilerine kimlik arayan Avrupalı/ABD’li zenginlerin tahrik ettiği görmezlikten gelinmiştir.  Cumhuriyetin kuruluşuyla tarihi eserlerimizin değerinin bilinmesi konusunda çok ileri adımlar atılmasına, devlet mekanizmalarının bazı çabalarına rağmen, aydınlarımızın bir kısmının kaçırılan tarihi eserlerimizin yabancı ülkelerde bulunmasını, onları korumanın bir aracı olarak görmesi, bu suskunluğu neredeyse kaçakçılıkları onaylamaya sevk etmiştir. Fark etmek ama hiçbir şey yapmamak, sadece şikayet etmek, kaçakçılığı gördüğü halde kaçakçıları dolaylı övmek, kendini ilgili görüp ilgilenmeyenleri hor görmek geleneksel bir tutuma dönüşmüştür.  08.07.1990 ve 09.08.1995 günleri Bergama Belediye Meclis üyelerinin ve Bergamalı gençlerin Berlin’e giderek kaçırılmış Zeus Sunağını geri isteme konusunda gösteri yapmaları: ”Zeus Sunağı Bergama’nındır, geri istiyoruz” diye haykırmaları bu konuda bir milat olmuş, ülke dışında ve içinde ilgilileri sarsmıştır. Anadolu insanlarının artık kendi topraklarında üretilmiş ve yurt dışına kaçırılmış eserlere, kültürel mirasa sahip çıktığını cümle aleme göstermiştir. Son günlerde, Zeus Sunağının Berlin’de tutulduğu müzenin memurlarının ülkemizde Sunağı geri getirilmesi konusunda kimsenin çaba göstermediği söylemleri düpedüz kandırmacadır. Bunun yanında ülkemizdeki bazı sorumsuz ilgililerin bu kaçakçılığı meşru gösterecek tutum takınması da doğru değildir. Yurt dışına kaçırılmış tarihi eserleri geri almak için mücadele etmek bir insanlık davranışı olduğu kadar bir yurtseverlik görevidir.

-ZEUS SUNAĞI VE BERGAMA HEYKELLERİ SOĞUK ve PUSLU BERLİN’E DEĞİL, GÜZEL BERGAMA’YA, AİTTİR. MUTLAKA GERİ GELMELİ, EVİNE DÖNMELİDİR!

 (İkinci yazı)

TAŞ YERİNDE AĞIRDIR-64. UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM.

Anadolu’nun tarihi eserlerinin yağması 19 yüzyılın sonunda yoğunlaşmıştı. Prusya/Alman Devletinin Bergama’yı soyan C.Humann, A.Conze, E.Curtius, gibi memurlarının yanı sıra,  Alman zenginler de eserlerimizi yağmalamak için yarış içindeydiler. Bunlardan biri de Almanya’nın batısındaki, Worms kenti kökenli deri imalatçısı Max von Heyl idi. Bu sonradan görme zengin, kendini soylu göstermek için, o zamanlar Avrupa’da yeni zenginler arasında moda olan tarihi eser yağmacılarının arasına katılmış, Worm’da bir müze kurmuştu. Muradına ermiş kendisine de Baron unvanı verilmişti.  Bu gibi kişiler Anadolu’da kaçak kazılar yaptırıyor, buldukları eserlerin, o günün koşullarında değerini/anlamını bilemeyen köylülerden satın alarak, yurt dışına kaçırıyorlardı. Berlin’de bulunan, Bergama’dan kaçırılmış eserlerin sergilendiği Pergamon Müzesinde tutsak “Ident.Nr. 31272” no’lu “Heyl Afrodit”i adı takılan, antik çağın güzellik tanrıçasının muhteşem seramik heykeli, bu Baron Max von Heyl tarafından kaçırılmış/kaçırtılmış, eserimiz yine Almanya’da Darmstadt müzesine verilmişti. Oradan da 1930 yılında her nasılsa Berlin Pergamon Müzesinin eline geçmişti (erworben). Kayıtlarda Küçük Asya’dan temin edildiği belirtilen eser muhtemelen İ.Ö.2.yüzyılda seramik heykelciliğin çok gelişkin olduğu Pergamon kökenli, Pergamon heykeltraşlarının ürünüydü. Elden ele dolaştırılan, belki Bergamalı  olan bu eşsiz Afrodit şimdi diğer kaçırılmış eserlerimizle Berlin’de bir arada tutuluyor. Bütün bu kaçakçılıklar insanlık dışıdır. Tarihi eserlerimizi korumak için yurt dışına kaçırıldığı savı düpedüz büyük bir yalandır, kandırmacadır. Bu eylemler Avrupalı kapitalistlerin karanlık geçmişlerine kök bulmak, eriştikleri zenginliği parlatmak için yaptıkları soygunlardır. Gerçekten koruma niyetinde/amacında olanlar onları üretildikleri topraklardan koparmaz, hangi çağda olursa olsun Anadolu’da korumanın usullerini ararlardı. ZEUS SUNAĞI VE BERGAMA HEYKELLERİ SOĞUK ve PUSLU BERLİN’E DEĞİL, GÜZEL BERGAMA’YA, AİT. MUTLAKA GERİ GELMELİ, EVİNE DÖNMELİDİR!

 <sefataskin@yahoo.com>

BU YAZILARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın