Felsefe

Sefa Taşkın – TAŞ YERİNDE AĞIRDIR-89.

 

Bergama’dan Herakles/Herkül de kaçırılmış.

Bergama’dan Herakles/Herkül de kaçırılmış. 19.yüzyılın sonlarında C.Humann’ın yönlendirdiği Alman çete Zeus Sunağının bulunduğu höyüğü kazıp toprak altındaki eserleri, Bizanslılardan kalma sur duvarlarına konulmuş sunak frizlerini söküp Almanya’ya kaçırmakla kalmamış, Bergama Kalesinin her yanını delik deşik edip bulduğu, çıkardığı eserlerimizi de aparmış. Bunlardan biri de ”74*36*30” boyutlarında devasa bir Herakles/Herkül başıdır.  Herkül’ün Helen inancının en büyük tanrısı Zeus’un oğlu olduğu kabul edilir. Yarı tanrı yarı insandır. Güçlü kuvvetli, olağanüstü varlıklarla dövüşüp kazanan bir kahraman olduğuna inanılır. Pergamon kentinin kurucusu sayılan, başından geçen olaylar Zeus Sunağının Berline kaçırılmış iç frizlerinde anlatılan Telephos’un babasıdır.  Pergamon Kralları kentin varlığını Telephos ve Herakles yoluyla baş tanrı Zeus’a bağlıyordu. Mermerden yapılmış bu kocaman heykel başı   Akropolün/Kalenin güney yamacında bulunmuş. İ.Ö.2.yüzyılın birinci yarısında yapıldığı düşünülüyor. Ya tekil bir büst olarak yapılmıştı ya da çok büyük bir Herakles/Herkül heykelinin kaybolmuş vücudunun başıydı. Eğer böyle idi ise bu heykelin yüksekliği 5-6 mt olmalıydı ki bu da heykeli inanılmaz büyüklükte yapıyordu. Büyüklüğünün yanı sıra heykelin yüzündeki derin yorgunluk ifadesi sanat tarihi için çok önemli sayılıyor.  Dalgalı saçları ve sakalları heykele ayrı bir güzellik katıyor. Bu kadar büyük kafası olan bir Herakles/Herkül heykeli yapıldığına göre Herakles Pergamon’da büyük saygı görüyor olmalıydı.  İşte böyle anlamlı, böylesine iri ve eşsiz bir heykelin başı ne yazıkki şimdi Berlin Müzesinin/Hapishanesinin bir köşesinde tutsak. Oysa onun gerçek yeri yapıldığı topraklar, Bergamadır. Ne büyük ayrılık! Zeus Sunağının parçaları ve diğer heykeller gibi, Prusya/Almanya Devleti destekli hırsızlar, Herakles’in devasa başını da kaçırmayı ihmal etmemişler. Şimdi de “İden Nr. SK 165” kayıt no’suyla Berlin’de tutuyorlar. Bu kadar çok eseri yerinde korumak yerine kaçırmak, patalojik bir sahip olma hırsını gösteriyor olmalı. İnanılır gibi değil.

ZEUS SUNAĞI VE BERGAMA’NIN TARİHİ ESERLERİ SOĞUK ve PUSLU BERLİN’E DEĞİL, GÜZEL BERGAMA’YA, AİT. MUTLAKA GERİ GELMELİ, EVİNE DÖNMELİDİR!

(Kaynak: http://www.smb-digital.de/eMuseum, Database-Antikensammlung)

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın