Kitaplar

Şiir Çözümlemesi Üzerine Birkaç söz. Ali Özenç Çağlar

Naci Bahtiyar’ın ‘KENDİNE ZALİM’

Kitabı Üzerine İnceleme Yazısı

Naci Bahtiyar, yakından takip ettiğim bir şair. Bu kitabından önce, onun ‘Akdeniz Kederim’ ve ‘Herkes Acısına Kabuk’, isimli şiir kitaplarını da okudum ve sevdim. İyi bir şiir işçisi, yalın dili, imgelemi güzel, derinliği olan konuları zorlanmadan dizelere dökmesi, onun bu konudaki aldığı yolu gösteriyor. Önü açık bir şairimiz. N. Bahtiyar’ın bir çok edebiyat dergilerinde şiirlerine ve dolayısıyla ismine rastlamak mümkün. O, çoğunun önemini kavrayamadığı edebiyat dergilerinin bu alandaki işlevini de iyi kavramış biri. Zaman zaman bu sayfalarda yeni şiirlerini yayınlayarak, okuyucularına “ben buradayım” diyor. Onun bu titizliğine, disiplin ve özenine saygı duyuyorum.

Ancak son kitabının konusu oldukça farklı. Kuşkusuz şiirden uzak değil; üstelik şiirin mutfağından yazılanları mercek altına alıyor. Yani şiir çüzümlemeleri yapıyor. Ele aldığı şairlerin sevdiği şiirlerinden birini alarak, onları derinlemesine, noktasından virgülüne anlamlandırmaya, imge çağrışımlarını yakalayarak şiirseverlere sunuyor. Bana göre talihsiz bir seçim bu. Nedenine gelince, gerek eleştiri yazılarını, gerekse şiir çözümlemelerini konu edinen kitapları sadece sanat, edebiyat tarihçileri okuyor. Sıradan okuyucu bu tür yapıtlara pek ilgi göstermiyor bizde. O nedenle de çok az basıyor, basılanlar da az okuyucu buluyor.

Peki yapılan iş önemsiz mi, diyeceksiniz. Hiç de değil. Üstelik çok da değerli. Bir şiire ilişkin sayfalarca yazarak yeni anlamlar kazandırmaya, gizli anlamları ortaya çıkarmaya çalışmak zaten her babayiğidin harcı değildir. İşte Naci Bahtiyar böyle bir işe soyunmuş bu kitabında. Yine bana göre, böylesi çalışmaları tüm şairler titizlikle okumamlıdır. Okumalılar ki, okuyucuların şiirrin neresi, nasılı ile ne biçim ilgilenildiğini görsünler. Belki o zaman şiire çok daha özenle yaklaşarak, kendileriyle sonsuz bir yarışa girerler. Gelin görün, bizde öyle kör bir şair kuşağı yetişiyor ki, kendi şiirinden başka şiir ve şiir kitabı satın alıp okumuyor.

Kulakları çınlasın, “Trabzonlu Delikanlı” kitabının yazarı, sevgili Yaşar Miraç, üniversitedeyken edebiyat dergileri üzerine ciddi bir araştırma yapmış, onun dediği, daha 1970’lerde, o günün edebiyat dergilerinde şiir yazan tam on bin imzaya rastlamış. Yani on bin şair bu dergilere şiir yazıp gönderiyor. Peki Türkiye’de şiir kitapları kaç basıyor: 1970’lerde de 1000 basıyordu, bu gün de bin, hatta 500. Ama inanın bana, bu gün dergilerle birlikte facebook’da yazan ve şiir yayınlayan şairlerin sayısı, inanın 1970’lerinkinden birkaç kat daha fazladır. Ama basılan şiir kitapları dediğim gibi yine bin basıyor ve üç beş yılda tükenmiyor.

Kendine güvenen bu alanda yeni bir araştırma yapabilir. Ne dersiniz.

Peki, bunca şiiri yazan, yayınlayan şairler(!) ne okuyorlar acaba? Çünkü her şiir yazan şair birer kitap alıp okusa, o zaman bizim şiir kitapları en az on bin satması gerekmiyor mu?

İşte, görüyorsunuz, bu konuda acınacak durumdayız. O nedenle ben Naci Bahtiyar gibi arkadaşları birer kahraman gibi görüyorum. Şiir adına, kaliteli şiir adına hiç sakınmadan kndilerini ortaya atıyorlar. Gelin de kutlamayın bu ve bunun gibi arkadaşları.

Tekrar, dönelim, N. Bahtiyar’ın “Kendine Zalim” isimli kitabına.

Kitapta inceleme konusu ettiği şairler şunlar, Gülten Akın, Serap Aslı Araklı, Veysel Çolak, Özlem Tezcan Dertsiz, Hilmi Haşal, Cihan Oğuz, Hüseyin Peker, Çiğdem Sezer, Aşık Veysel, Karacaoğlan – Hasan Varol. Bunların hepsi de ülkemiz ve edebiyatımız için ayrı bir değerdir. Bu şairlerin şiirlerini, orada burada ya da sadece bir kitaptan okumak yerine, ciddi bir inceleme yazısı içinde okumak istemez misiniz? Bu sözüm, öyle koftiden şair olmaya çalışanlar için değil, şiiri ciddiye alıp, onu bir yaşam biçimi olarak görenlere söylüyorum. Bu kitapları mutlaka edinip okumalısınız. Artık internet var, oturduğunuz yerden de ısmarlar, iki gün sonra size ulaşan o güzel yapıtları okuyabilirsiniz; yeter ki siz iteyin ve şiirden uzak durmayın.

Yeri gelmişken burada şunu da belirtmek istiyorum. Ne yazık ki bizde şöyle bir algı var: “şiiri sadece şairler, birkaç da genç okur. Öyle ciddi yazarların şiirle geçirecek zamanı olamaz.” Köftehorlar. Şiir okumayan, şiiri sevmeyen yazarların da ben asla samimiyetine inanamam… Bir gün şöyle on, onbeş kitabı olan bir yazar bana şunu söylemişti bir sohbet sırasında: “Vallahi ben şu güne kadar baştan sona tek bir şiir kitabı okumadım.” Bunu duyunca afallamıştım ve öylece baktım adamın yüzüne. Adam ünlü, tanınan biriydi çünkü; benden de en az beş yaş büyüktü. İşte, bizde durum bu.

Naci Bahiyar’ın adı geçen kitabını onun için şiddetle genç şair arkadaşlarıma öneriyorum. İster şiir yazsınlar, ister deneme, öykü ya da roman, ama mutlaka şiirden vazgeçmesinler. Şiire ilişkin eleştiri yazılarından, şiir çözümlemelerinden uzak durmasınlar. Gülten Akın’a, Çiğdem Sezer’e, Hasan Varol ve Karacaoğlan’a bir de Naci Bahtiyar’ın gözüyle baksınlar. Hiç de pişman olmayacaklarına gönülden inanıyorum…

*-Naci Bahtiyar/ Kendine Zalim – Şiir Çözümleme/ Mühür Kitaplığı Yayınları/2020

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın