Sinema

SİNEMA YAZILARI/ Zeynep Saatli

Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar (Mujeres al borde de un ataque de nervios)

 İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar’ın yazım ve yönetmenliğini yaptığı 1988 tarihli film , Jean Cocteau’nun “La Voixhumanie” (İnsan Sesi) adlı oyunundan esinlenilmiştir. Almodóvar’ın dünya çapında tanınmasınada büyük katkı sağlamış olan film ,komedi – drama olarak nitelendirilebilir. Filmin İspanyolca başlığında geçen “ataque de nervios “ Türkçe ve İngilizce başlıklara tam anlamıyla çevrilmemiştir. “Sinir Krizi” olarak çevrilmiş “ataque de nervios” aslında kültür-bağlı psikolojik bir fenomendir . Çoğunluka kadınlarda görülen , olumsuz bir olaya şahitlik etme ya da içinde bulunma durumunda kişinin buna tepki olarak , bayılma ,yere düşme , vücut hareketleri gibi tutumlardabulunmasıdır.Histeri olarak adlandırılan bu durum güncel bilimsel araştırmalarda travma sonrası stres , panik atak olarak adlandırılır.

Dublörlük yapan Pepa Marcos ( Carmen Maura) sevgilisi tarafından terk edilmiştir ve bu durum onu psikolojik bir çöküntüye iter. Bir taraftan uyku ilaçları alan Pepa , eski sevgilisi İvan ile de iletişim kurmaya çalışır. Tüm bunlar olurken kendini çok büyük bir dert içinde bulan arkadaşına yardım etmek durumdakalır. Filmdeki kadın karakterlerin yaşananlar sonucu yavaş yavaş sinir sistemlerinin çökmesine şahit oluyoruz .

Pedro Almodóvar deyince akla şüphesiz ilk renk seçimleri geliyor . Bu filmde de kıyafetten , iç mimariye kadar her yerde renkler özgürce kullanılmış . İzlerken seyircinin gözünü yakalayan renkler seyir zevkini arttırdığı gibi filmde akılda kalıcı sahneler bırakmayı başarıyor. Karakterlerin kıyafetleri, özelliklekadın karakterlerin kıyafetleri, kırmızı telefon , Pepa karakterinin evinin iç mimarisinde kullanılan eşyalar , hayvan desenli döşemelerle dolu renkli taksi birkaç örnek niteliğinde.Renk konusundan bağımsız olarak dikkatimi bir şey daha çekti : Yine Pepa’nın evinde bulunan Marcel Breuer imzalı Wassilysandalye . Almodóvar belki de sadece güzel ve  ünlü bir tasarım ürününü filme dahil etmek istedi fakat kişisel olarak bu seçim hoşuma giden detaylardan biri.

Hikayenin temposu sahnelerin uzun uzun çekilerek seyircinin her şeyi detaylıca gözleyebileceğini ya da dinamik yapıda olup çok hızlı geçişlerin art arda dizileceğini belirler. Bu filmde söz konusu olan ikisi de değil. O kadar ince ayarlanmış bir hız ki hem durağanlığa yer vermiyor hem de detayları da yorulmadan yakalıyor , Almodóvar’ın renklerinin tadını çıkarıyoruz. Takip sahnesi denildiğinde akla

ilk klasik hollywood yapımı aksiyon filmleri ve kimi zaman yetişmekte zorlanılan birhız geliyor. Bu filmde de takip sahnesi var fakat çekim klişe değil . Seyircinin merağını zinde tutmanın yalnızca baş döndüren sahneler koymak olmadığını anlıyoruz.

      Oyuncuların çok çabuk yapay durabilecekleri bir senaryo karşısında takdir edilesi performanslar göstermişler . “Sinirsel çöküş” dışarıya her zaman abartılı hareketlerle yansımıyor. Fazla teatrallik sinemada gerçekçiliği kolayca öldürebilir . Filmde bağırma , abartılı mimikler neredeyse hiç yoktu.Filmin başından itibaren karakterler başlarına gelen olaylar sonucu şekillendiler ve bu şekillenme onlarda sinirsel yıkım olarak sonuç buldu ve bu o kadar doğal gerçekleşti ki seyircinin geriye yaslanıp “burada tutarsız ve sahte bir hareket var” deme ihtimali yok edildi.Eğer karakterlerin sinirsel yıkımları gerçekçi olmak çabasıyla fazlaca mimik kullanarak , abartılı hareketlerde bulunarak bizlere yansıtılsaydı amacından saparak izleyiciye korku filmlerinde fazlaca gördüğümüz o karakterleri hatırlatması muhtemeldi. Farklı psikolojik durumlar bambaşka şekilde mimiklere döküldüğü için filmde geçerli olan durum için gerçekçilik korunmuştur diyebiliriz.

Konuş Onunla filmi ile tanıdığım  Almodóvar’ın hemen bambaşka bir dünyası olduğunu hissettim . İlk filmde anlayamasam bile başka filmlerini izledikçe kendi dünyasının yapı taşlarını görme heyecanı çok özel bir seyir deneyimi yarattı. Siz de eğer izlemediyseniz bir şans verip tanımanızı , sevmeseniz bile başka bir tat olarak aklınızda kalmasını ümit ediyor ve iyi seyirler diliyorum.

***

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın