Şiir

Turgay Değirmenci ve Bir Şiir Kitabı:

‘Gittin Bir Cephe Daha Kaybetti  Aşk’

Turgay Değirmenci ile, 1993 yılında tanışmıştık. O mefum Sivas, Madımak olayları sırasında; aynı haftaydı sanırım. Aynı yıl kıymetli şairimiz Rahmetli Metin Demirtaş’ı Antalya’ya ziyarete gittiğimdeydi. Güzel bir on gün geçirmiştik. Zaman zaman bir araya gelir, yeni şiirlerimizi okurduk Metin Demirtaş’ın önderliğinde. Ben Kemer’de, yazar, şair Molla Demirel’in Apart Otel’inde kalıyordum. O yıllara yönelik güzel anılarımız oldu. O yıl tanıdığım şairler arasında Sevgili Salih Mercanoğlu, uzaktan Hasan Varol, daha isimlerini hatırlayamadığım birkaç değerli arkadaş da vardı. Bazısının ilk kitapları çıkmış, bazı arkadaşların ise çıkma aşamasında, ellerimizde dosyalar ve üzerine titrediğimiz şiirlerle Kale İçin’indeki Ocak Başı’nda, Antalya Kültür Sanat Merkezi’nde uzun uzun sohbetlerimiz olurdu. Sonra daha birkaç kez yine beraber olduk sevgili Turgay Değirmenci ile. Ve kendi içsel sorunlarımızdan olacak ilişkilerimiz çok uzun bir süre kesintiye uğradı. Aradan neredeyse 20 yıl geçti ve bir gün yeniden sıcak bir bağ kurarak, yine -dün gibi- bıraktığımız yerden başladı dotluğumuz. Geçen hafta kargodan bana görnderdiği iki şiir kitapları çıktı. Nasıl sevindim anlatamam.

O akşam ve bütün gecemi Turgay’ın şiirlerine ayırdım. Şairimiz bu 20 yıllık süreç içinde doğal olarak önemli bir yol katetmişti. Dili yalın, süssüz, imgeleri ve derin içerikleriyle artık ustalık döneminin ürünlerini veriyordu. Nasıl da üzüldüm bu şiirleri bu kadar geç okuduğuma, nasıl da hayıflandım. Diğer şair arkadaşlarım gibi, Salih Mercanoğlu, Molla Demirel, Halit Ünal ve Mevlüt Asar gibi, aynı süreç içinde yarınlara kalacak şiirler ve öyküler yazmışlardı. Ben o zamanlar Almanya’dan gelip gidiyordum Antalya’ya. Hemen hemen her yıl, ya da iki yılda bir, Molla Demirel’in bizi ağırladığı Apart Otel’inde konuk olurduk. Tabi ki geçen zaman içinde bazı arkadaşlarımızı da yitirdik. Başta Metin Demirtaş’ı kaybettik, Askeri binbaşı, Dr. Şairimizi, bir öykücümüzü, Duran Yılmaz’ı bu süreçte Almanya’ya ziyareti sırasında kalp yetmezliğinden yitirdik. Ne yazık ki yıllar geçerken bizlerde de derin, acı izler bırakarak geçiyordu. Geriye ise yazılan güzel öyküler, denemeler, romanlar ve şiirler kalıyor sadece.

İşte bu satırların ardında sizleri sevgili Turgay Değirmenci’nin şiirleriyle baş başa bırakıyorum. Sevgiyle kalın, hoşça kalın, şiirle kalın…

***

ÖDÜL –  Şiirler: / Turgay Değirmenci (*)

Sinyal çekiyorum tütsülü kafamla

Kaldırımda bekleyen dilbere

Albümde fantasdik bir Van Gogh

Silikondan bir vadi desenli

Bir cinayet kuruyorum kafamda

Polisin hiçbir ipucu bulamayacağı

Odada çıplak bir ölü

Eşyalar dağınık

Rastgele yuvarlanmış bira şişeleri

Çeviri bir şiir kitabı çekyatın üstünde

Sancılı geçmiş gece belli. Belli bitirilememiş şiirden

Silah yok, Mayk Hammerler eli boş dönüyorlar

Silahsız nasıl becerdi herif bu işi diyorlar

Sevgilisinin mi başucunda  duran resim

Olayın tek görgü tanığı

Dili kekeme bir çocuk

Katili kurbanla aynı çizgide birleştiren

R  harfi düşmüş alfabesinden

Kör bir nakkaşım

Ödülüm oldu körlüğüm…

KAFESTE KEKLİK

1963 doğumlu, evli ve çocuksuz

Kafeste keklik besliyor

Sevmek için

Dağları özlediğinde

Şiir de bıraktı onu

Sevgilisi de.

SÜVARİ

En ince yerimden

Nasıl da vurdun

Yoksa kolay ölmezdim

Santor sandım

Düşlerime saldıran süvarileri

Amazonlarmış meğer eli kanlı

Seviştikten sonra erkeğini öldüren.

***

(*)Turgay Değirmenci, 1963 yılında Antalya’da doğdu. Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Antalya’sa serbest avukatlık yapıyor.  Şiirleri şimdiye kadar çeşitli dergilerde yayımlandı. Kitapları: Serüvenci, Aşk da Aykırı, Dalgaların Vadisi ve ‘Gittin Bir Cephe Daha Kaybetti  Aşk’ kitapları yayımlandı.

Şiirlerin yanısıra öykü çalışmaları da vardır. Ankara Barosu’nun düzenlediği öykü yarışmasında  1996 yılında “Akdeniz Üçlemesi” adlı öyküsüyle birincilik ödülüne değer görüldü. İlk kitabı, Serüvenci ile 1994 Vedat Güler Şiir Ödülü’nü,  Denizli Belediyesinin düzenlediği 1985 Gençlik Şiir Yarışması’nda 3’cülük, 1995 Şinasi Özdenoğlu Yarışmasında mansiyon ve Aykırı Sanat Dergisi’nin düzenlediği yarışmada da 3.lük ödülü aldı.

BU YAZILARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın