Öykü

Yasemin Yeni Akalın ve Güzel Bir yazı:

ZALİMİN BİRİNE İKİ TANE ÇAKTIM

E….. devlet hastanesinde sıramın gelmesini bekliyordum; geç saatte randevum olduğu için gelen gitti, gelen gitti ve sonunda ben de 

tam doktorun kapısının önünde iki kişilik bir koltuğa oturdum.Yanımda ablak yüzlü, takkeli, 70 yaşlarında iri yarı bir adam oturuyordu. Ben oturur oturmaz gözü parmaklarımdaki yüzüklere takılmış olmalı ki: “Benim de var böyle gocaman yüzüğüm; rahatsız ediyor takamıyorum, şimdi serçe parmağıma küçük bir yüzük alacağım, ama sana pek yakışmış güle güle kullan.” dedi. 

Ben tebessüm ederek teşekkür ettim. O devam etti. 

__Çocuk var mı? 

__Var. 

Benim de var iki oğlum. Biri ben hapisteyken esrarkeş olmuş; diğeri de hiç benim sözüme bakmıyor.

__Hapisteyken mi, neden hapis yattınız? 

__Zalimin birine iki tane çaktım; devrildi gitti.

__Yumruk mu çaktınız ?

__Ne yumruğu! Kurşun çaktım, adam da öldü.

Benim soru sormama bile fırsat vermeden o; olayı anlatmaya başladı:

__Şimdi bizim arpa tarlasına keçiler girmiş ben de o zalime dedim ki keçilerini tarladan çıkar, dedim.

Ben öyle dememişim de keçiler tarlayı berbat etsin demişim. Adam hiç oralı olmadı, olmadığı gibi ” Ben ona bunun hesabını soracağım.” demiş. Neyse abisiylen ikisi beni çarşıda kıstırdılar, ‘beni yedi kişi yere deviremiyor, siz neyinize güveniyonuz,’ dedim. Abisi kafama demirle vurdu, ben sersemledim; o zaman yanımda silah olaymış ikisini de öte dünyaya göndereymişim ağır tahrikten kurtarırmışım ama işte o zaman yanımda silah yoktu; ben geri durdukça onlar benim üstüme üstüme geldi; en sonunda ben iki tane çaktım abisi kurtuldu kendisi gitti, işte böyle oldu. 

Ben sordum: “Hiç pişman olmadınız mı?” 

O da dedi ki: “Ben onu öldürmesem o beni öldürecekti, pişmanım abisini öldüremedim diye pişmanım.”

Ölüm, öldürmek, çakmak… sözcükleri o an hastanede sıra bekleyen benim için oldukça şaşırtıcıydı. 

O az önce bunları söyleyen kendisi değilmiş gibi devam etti:

“İnsan dediğin temiz olacak, kendini kötülükten kurtaracak; onu kötülüğe sevk edenlerden uzak duracak. Sabahları erkenden kalkacak, kendine şöyle bir bakacak, her işini kendi yapacak. Yaptığı işlerden de pişmanlık duymayacak; pişmanlık duyduğu işleri yapmayacak. Ben keçileri yayarım, keçiler yayılırken onlara bakar dururum..  Onların sütünden hanımla beraber peynir yaparız. Zeytin zamanı zeytin toplarız, kendi ihtiyaçlarımız için bahçe yaparız. Domatesler oldu, biberler oldu patlıcanlar olmadı derken vakit geçer gider…

“Insan dediğin hayatın kendisi için yazdığını yaşar gider. O insanın içi temizse ne yaşarsa yaşasın o insan kirlenmez, tertemiz kalır; tertemiz yaşar… 

Ben bir film izlemiş gibiydim ismim okunup içeri girince filmden ayrıldım. 

Doktor neyiniz var, diye sorunca bir an ne yanıt vereceğimi de şaşırdım; derdimi dinleyen doktor , ilaçlarımı yazdı; hastaneden çıktım, hafif hafif yağmur çiseliyordu.

İnsan dediğin hayatın kendisi için yazdığını yaşar gider, sözünü hatırladım.. Eve gelir gelmez kalemi elime aldım; hayat benim için yazmadan ben hayatı yazdım. “Zalimin birine iki tane çaktım!”

Yasemin Yeni Akalın 

BU YAZILARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın