Felsefe Şiir

Yazar Portreleri

Mehmet Bardakçı

Cesar Baltag (26 Temmuz 1939 – 26 Mayıs 1997) Rumen şair.

Papaz Porfirie Baltag ve Margareta Baltag (Alexandrescu) ‘un oğlu Romen şair, denemeci, çevirmen ve Nichita Stanescu , Marin Sorescu , Ioan Alexandru ,Adrian Paunescu ve diğerleri ile birlikte, kültürel stalinizme, militanlığa ve proleterizme karşı çıktı.
1955 yılında Liseden mezun olduktan sonra Pitesti’de Bükreş Üniversitesi Filoloji Fakültesi nden 1960 yılında mezun oldu. Edebiyat Gazetesinde editör olarak (1960 ve 1968 arasında), “Luceafărul” un baş editör yardımcılığını (1968 ve 1974 arasında), ardından “Romanya Yaşamı” nda editör olarak çalıştı. 1960 yılında, kültürel stalinizm eğilimine bazı şiirleri ile Altın komün ve Veluros açılışları eleştirisi Paul Georgescu’nun eleştirisine destek verdi.
Yapıtları : Görünür Gezegen (1962), Yansımalar (1966), Monada (1968), Ağlayarak dinlen (1969), Blind Chess (1970), Dud’deki Madonna (1973), Aynadaki Tek Boynuzlu At (1975), Şiir (1981), Diyaloğu kapat (1985), Eurydice ve Gölge (1988), İsmi Aramak (1995), Sessizliğin gözleri (1996).

*
Sevgilinin Balkonundan
Al beni kollarına gece.
ak karların eğdiği kalçaların
Hafif hafif esen yelle
Irgalanıp duruyor öyle.
Ama görüyorsun ki iniyor güneş,
Al bir renge bürünüyor ağaçlar,
Bütün kış boyunca, her gece,
Salınacaksın genç bir gelin gibi.
El ele geçeceğiz seninle
Büyük Ayı’nın yüreğinden;
Berenice’in saçlarının arasında
Yatıp uyuyacağız seher vakti.
Cesar Baltag
Çeviri : Muzaffer Uyguner

***

Stephen Spender (28 Şubat 1909-16 Temmuz 1995)İngiliz şair ve yazar.

İngiliz, şair, romancı, yazar ve eleştirmen. Ülkesinin 1930’lardaki solcu edebiyatçılar kuşağının en önemli temsilcilerindendir.
Stephen Harold Spender 28 Şubat 19Q9’da Londra’da doğdu. Annesi Alman Yahudisi’ydi. Spender, Londra Üniversitesi’ndeki University College School ve Oxford Universitesi’ndeki University College’da öğrenim gördü. Öğrencilik yıllarında W.H.Auden, Cecil Day-Lewis (1904-1972) C.Isherwood gib genç şair ve yazarlarla tanıştı. Bu dört genç edebiyatçı, Louis MacNeice’in (1907-1963) de katılmasıyla, W.B.Yeats ve T.S.Eliot’un siyasal ve kültürel muhafazakârlığına karşı, Manrizm’den esinlenen yeni bir edebiyat oluşturmayı denediler. Spender, 1930-1933 arasında Isherwood’la birlikte Berlin’de bulundu. Nasyonal Sosyalizm’in yükselişine tanık oldu. 1937’de, İspanya’da sol eğilimli edebiyatçıların katıldığı Uluslararası Yazarlar Kongresinde’yken İspanya İç Savaşı başladı. Spender aynı yıl, Formard from Liberalism (“Liberalizmden İleriye Doğru”) adlı broşürde, Liberalizm’e karşı eleştirilerini dile getirdi. O yıl kısa bir süre için İngiliz Komünist Partisi’ne de üye oldu. Ulusal Yangın Servisi’nde çalıştığı II.Dünya Savaşı’ndan sonra Marxizm’den tümüyle koptu, ama kapitalist topluma karşı eleştirel tutumunu sürdürdü. Bir sol liberal olarak nitelenebileceği bu dönemde 1953’ten 1965’e değin Encounter dergisinin iki yayın yönetmeninden biri oldu. Ama bu etkili derginin CIA (Central Intellegence Agency-Merkezi Haberalma Örgütü) tarafından desteklendiğini öğrenince, öbür yayın yönetmeni Frank Kermode’la birlikte dergiden ayrıldı. 1970’te Londra Universitesi’ne bağlı University College’da İngiliz edebiyatı profesörlüğüne atandı.
Spender’in ilk yapıtları, kuşağının öbür temsilcilerine oranla daha kişisel özellikler gösterir. Şiirlerinde toplumsal dönüşüm içinde bireyselliğe de bir yer arayan, tutkulu ve özeleştirel bir kişilik kendini belli eder. Köken olarak yarı Alman olan Spender’ın Hölderlin gibi Alman Romantikleri’nden ve Rilke’ den esinlenmiş lirizmi, onu çağdaşlarından ayırır. Savaştan sonra da din dışı bir metafiziğe yönelmiştir.
Spender II.Dünya Savaşı sonrası dönemde, şiirlerinden çok deneme ve eleştirileriyle etkili olmuştur. The Destructive Element (“Yıkıcı Öğe”) gibi eleştiri yapıtlarında, modernizmin toplumsal ve ruhsal özünü araştırmış, İngiliz edebiyatına Avrupa ve özellikle de Alman edebiyatından bir aşı yapmaya çalışmıştır.(Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi)

*
Çifte Ordular

Karakışın düzlüklerine dizboyu dalmış iki ordu
Mevzi alıyor – yenmek için yok etmek için.
Donuyor askerler, aç izinler kaldırılmış
İki orduda da – yalnız ölüler ve yaralılar,
Onlar izinli gitmiş. Yeni taburlar bekliyor
Azgın bir barışa varmak için eninde sonunda.
Herkesin cinleri başında, herkes öyle üşümüş,
Nefret ediyor herkes amacından bu savaşın
Ve mermiden çok, cepheye sürükleyen uzak laflardan.
Oğlanın biri bildik bir marş mırıldanmış eskiden,
Toy bir elceğiz selam çakmıştı bir sefer:
Ses boğuldu, yana düştü selama kalkan el,
Bileğinden vurdular ondan yana olanlar.
Bu duygusuz hasattan kaçacaklardı ama, bir kez
İçlerine işlemişti korku çelik bir okulda,
Namlu ucunda hepsini kıskıvrak tutan korku.
Ama, uykuya daldılar mı yurdun yuvanın -hayali
Biner gider kaçışın umutlu küheylanlarına,
Okunmayan bir kitle şiiri kaplar koca düzlüğü.
Nefret etmez olurlar sonunda; oysa ki nefret
Havadan fışkırır, dolu olup kamçılar yeri,
Ya da çeşmelerden yükselir, görmelere değer.
Gerçi yüzlerce can gider, ama kimler bir-tutacak
Silahların ardı arkası gelmez öfkesini
Dilsiz sabrıyla işkence edilen hayvanların?
Temiz bir sessizlik iner geceye: birkaç adımcık
Ayırır uykuya dalmış orduları. Uzak ellerin
Ördüğü çarşafları içinde uyurlar tortop olmuş.
Susunca topların tarakası, tek nefeste aynı acı
Beyazlar havayı, bir yapıverir iki orduyu
Kucak kucağa uyuyormuş gibi kanlı düşmanlar.
Aşağı düzlüğe parlak kılavuz ay bakar yalnız,
Berrak dostu gökteki çapulcu akıncıların,
Işıl ışıl bir iskelet yaratır ay ışığı
Binlerce kemikten düşen gölgelerle yoğrulmuş.
Kehribar bulutların serpildiği ıssız vadide
Aydır seyreden ölümün ve vaktin fışkırttığı
Gazaplı sözlerle yakıp yakıcı madenleri.
Stephen Spender
Çeviri : Talat Sait Halman

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın