Sinema

Yeni Bir İsim Daha: Zeynep Saatli ve Sinema Yazıları

1-

Film: Sonsuzluk Üzerine (Roy Andersson)

Roy Andersson‘ın yazıp yönettiği 2019 tarihli “Sonsuzluk Üzerine” fimi , Venedik Film Festivali’nden “En iyi yönetmen “ kategorisinde Altın Aslan’la ayrılmıştır.

    Filmde günlük hayattan kesitler art arda dizilerek bir hikaye oluşturulmuştur. Ayrı olayları anlatan farklı karakterler var.İlk bakışta kopukluk gibi gelse de uzaktan bakıp bir bütün olarak ele alındığında anlatılmak istenenlerin ahenkli bütünlüğü fark ediliyor. Karakterler inancını yitiren rahip, bankalara güvenmeyen bir adam,sessizce gazetesini okuyan biri… Yani hepsi içimizden. Hepsi teker teker başrollerini oynuyor.

  Renkler soğuk tonlarda tercih edilmiş ve bir sahne dışında hepsi stüdyoda çekilmiştir. Yönetmenin stüdyoyu dış çekime tercih etmesinin nedeni günlük hayattan kesitlerdeki işlenmek istenen detayları kendi yarattığı ortamda daha çarpıcı hale getirmek isteyişidir.  Mekanlar Edward Hopper tarzı çizgilerle desteklenip kendine has bir ambiyans yakalanmış. Marc Chagall’ınŞehrin Üzerinde” tablosu da filmin önemli bir ilham kaynağıdır.

Cümleler hep “ Bir adam/kadın gördüm…” diyerek başlayıp seyircinin düşünce kapılarını kapamadan sahnede olanı anlatıyor. Günlük gibi gelen fakat içerisinde şiirsel anlatımın derinliğini de bulunduran bir üslup hakim. Ne dendiğini mantığa oturtmaya çalışmaktan çok cümlenin ardında yatan ifadeye odaklanılabiliyor.

        Her sahnede bulunan irili ufaklı imgelerden en çarpıcı bulduğum üzerine birkaç şey eklemek istiyorum. Rahibin inancını yitirmesi üzerine psikiyatriste gitmesi ve orda geçen diyaloglar çok etkileyiciydi. Zıtlığın yarattığı sorgulama ve sonuçlanamayan sorular var. İnsanları inanmaya ikna etmem gerekirken ben nasıl inançsız olabilirim diyen rahip bizi kendi sorularının içine çekiyor. Bunun yanı sıra randevu almadan kliniğe gelişinde sekreterle arasında geçen iki cümle günümüzde hakim olan kayıtsızlığa da güzel bir örnek oluyor. “İnancınımızı kaybettiğimizde ne yaparız?” diyen rahibe “ Üzgünüm fakat kapatmak üzereyiz” diyen sekreterin suratımıza çarpan kayıtsız hali. Çok yabancı değil gibi. İşte filmde genel olarak günlük hayata dair bunun gibi birçok doğru tespit var. Gerek sinematografisi gerekse filmdeki bütün dengelerin korunmasına yardımcı olan üslubu ile tekrar tekrar izleyip,  her seferinde de farklı bir şeyin gözümüze çarptığını hissettiğimiz bir filmdi.  

-2-

Filmin İsmi: ‘Bina’

Senaryo ve yönetmenliğini Orçun Behram’ın üstlendiği distopik bir öykü. Dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nin “Keşif” bölümünde yapan film , Altın Portakal Ulusal Film Yarışması’ndan da birkaç ödülle ayrılmış.Film aynı zamanda yönetmenin ilk uzun metraj işi olma özelliğini taşımakta.

Bina , eleştirdiği kavramlarla aslında evrensel bir özellik taşımakta. Medyanın algı yaratma gücü , halkın farkında olmadan maruz kaldığı manipülasyon , beyinlerimize sürekli olarak bir şeylerin işlenmesi filmin yarattığı imgelerin temelinde yatmakta. Filmde karakterlerin ve yaratılan imgelerin tam deririne inilememiş olmasını birçok güçlü anlatının aynı potada eritilmeye çalışılmasına bağlamaktayım . İzlerken beni heyecanlandıran ve gerçekten ardında yatanı daha çok izlemek istediğim yerler vardı. Filmin başında bize bir sürü kukla ve bunları oynatan biri olduğu söylendi ama biz ne kuklaların ardını gördük ne de oynatanın.

Görsel anlatımına gelirsek yer yer korku filmlerine selam çakan , etkileyici kısımlar bulunduruyordu . Orçun Behram’ın anlattıklarına göre film pandemi ortasında ve zorlu koşullar altında çekilmiş . Belki bu durumlar biraz daha farklı olsaydı filmdeki fikirler bize bambaşka görsellerle anlatılabilirdi.

Müzik tercihlerine bakılırsa gayet tatmin edici bir işle karşı karşıyayız . Yaratılan ambiyansı desteklemede şüphesiz ki en önemli etkenlerden biri de müzik ve üzerinde durduğumuz film için de müzik görevini yerine getirmişe benziyor.

  Bir izleyici olarak yönetmenin ileride anlatacaklarını merakla beklemekteyim. Eleştirel , izleyicide sorgulamaya yol açacak filimlerin daha çok gündemimizde olması dileğimle.

***

BU YAZILARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Konuyla İlgili Düşüncenizi Paylaşabilirsiniz

    Cevap Yazın